Anasayfa / Makalelerimiz / Ticaret Hukuku ve Ticari Davalar Hakkında Bilgilendirme
Ticaret hukuku, ticari işletmeleri, ticari işleri, tacir sıfatını, şirketleri, kıymetli evrakı, taşıma ilişkilerini, deniz ticaretini ve sigorta ilişkilerini düzenleyen hukuk alanıdır. Türk Ticaret Kanunu’na göre, bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari iş sayılır. Ticari davalar ise Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi ve diğer ilgili hükümler çerçevesinde değerlendirilir. (mgm.adalet.gov.tr)
Şirketler ve ticari işletmeler, kuruluş aşamasından başlayarak faaliyetlerinin devamı boyunca çok sayıda hukuki işlem yürütür. Şirket sözleşmeleri, ortaklar arası ilişkiler, ticari alacaklar, haksız rekabet, genel kurul ve yönetim kararları, vergi ve iş hukuku bağlantılı süreçler ile üçüncü kişilerle kurulan sözleşmeler, bu alanın sık gündeme gelen başlıkları arasındadır. Bu nedenle ticari ilişkiler ve şirket yapıları, somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir. (mgm.adalet.gov.tr)
Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre ticari davalar genel olarak iki grupta değerlendirilir. Birinci grup, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın kanunda ticari dava sayılan davalardır. İkinci grup ise her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır. Bu nedenle bir uyuşmazlığın ticari dava sayılıp sayılmayacağı, yalnızca tarafların sıfatına değil, uyuşmazlığın niteliğine de bağlıdır. (mgm.adalet.gov.tr)
Türk Ticaret Kanunu’nun 11. maddesine göre ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Kanunun 12. maddesine göre bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacirdir. Ticaret şirketleri ise tüzel kişilik kazandıkları andan itibaren tacir sıfatını da kazanırlar. (mgm.adalet.gov.tr)
Tacir olmanın çeşitli hukuki sonuçları vardır. Bunlar arasında ticaret unvanı kullanma, ticari defter tutma, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü, bazı ticari ilişkilerde faiz ve ücret talep edebilme ve fatura düzeniyle ilgili sonuçlar yer alır. Faturayı alan kişinin, içeriğine itiraz edecekse bunu sekiz gün içinde yapması gerektiği de Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. (mgm.adalet.gov.tr)
Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabuluculuk süresi kural olarak altı hafta olup zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir. (ito.org.tr)
Şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu genel bir zorunluluk değildir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli avukat bulundurmak zorundadır. Ticaret Bakanlığı’nın güncel açıklamasına göre anonim şirketlerde asgari sermaye 250.000 TL olduğundan, bu düzenleme birlikte değerlendirildiğinde uygulamada eşik tutarın 1.250.000 TL olarak ortaya çıktığı sonucuna varılmaktadır. Bu, mevzuat hükümlerinden çıkarılan bir sonuçtur. (d.barobirlik.org.tr) (icticaret.ticaret.gov.tr_)

