Anasayfa / Çalışma Alanları / Aile Hukuku
Boşanma davaları, aile hukuku kapsamında değerlendirilen ve evlilik birliğinin sona ermesine ilişkin hukuki sonuçları konu alan davalardır. Bu süreçte yalnızca boşanma talebi değil; velayet, nafaka, kişisel ilişki, mal rejimi, maddi ve manevi tazminat gibi çeşitli hukuki meseleler de gündeme gelebilir.
Alanya’daki ofisimizde, boşanma ve aile hukukuna ilişkin konularda hukuki danışmanlık ve avukatlık faaliyeti yürütülmektedir. Bu alandaki uyuşmazlıklar; tarafların iddiaları, delil durumu, çocukların durumu ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
Aile hukukuna ilişkin süreçlerde özellikle şu başlıklar gündeme gelebilir:
Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri genel ve özel sebepler çerçevesinde düzenlenmiştir. Somut olayın niteliğine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılması, zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı gibi sebepler gündeme gelebilir.
Boşanma davasında hangi hukuki sebebe dayanılacağı, tarafların iddiaları ve dosyadaki delillere göre belirlenir. Bu nedenle her uyuşmazlık kendi maddi ve hukuki çerçevesi içinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Anlaşmalı boşanma, tarafların boşanma ve boşanmanın sonuçları konusunda uzlaşmaları halinde gündeme gelir. Bu kapsamda velayet, nafaka, mal rejimi ve diğer hususlarda tarafların ortak iradelerinin bulunması önem taşır.
Anlaşmalı boşanma sürecinde, tarafların üzerinde uzlaştıkları hususlar bir protokol çerçevesinde değerlendirilir. Mahkeme, gerekli şartların mevcut olup olmadığını somut dosya üzerinden inceler.
Çekişmeli boşanma, taraflar arasında boşanmanın kendisi veya boşanmanın sonuçları konusunda uyuşmazlık bulunması halinde gündeme gelir. Bu tür davalarda nafaka, velayet, tazminat, kusur durumu ve mal rejimine ilişkin talepler ayrıca inceleme konusu olabilir.
Çekişmeli boşanma davalarında iddiaların ve savunmaların dayandığı deliller önem taşır. Tanık anlatımları, yazılı belgeler, dijital kayıtlar ve diğer deliller uyuşmazlığın niteliğine göre değerlendirilebilir.
Boşanma davalarında çocukların durumu, velayet ve kişisel ilişki düzenlemeleri bakımından ayrıca önem taşır. Bunun yanında yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, tedbir nafakası ile maddi ve manevi tazminat talepleri de olayın özelliklerine göre gündeme gelebilir.
Bu taleplerin kapsamı; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, çocukların ihtiyaçları, kusur değerlendirmesi ve dosyadaki diğer unsurlar dikkate alınarak belirlenir.
Boşanma süreci bazı durumlarda mal rejiminin tasfiyesi ve aile konutuna ilişkin uyuşmazlıkları da beraberinde getirebilir. Evlilik süresince edinilen malların hukuki niteliği, katılma alacağı, katkı payı veya değer artış payı gibi meseleler ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle boşanma davaları, yalnızca evlilik birliğinin sona ermesi yönünden değil, boşanmanın mali sonuçları bakımından da önem taşır.
Boşanma ve aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Dava sürecinde dilekçeler, deliller, geçici önlemler ve yargılama usulü somut olaya göre değerlendirilir.
Her dosyada aynı usul ve aynı sonuç söz konusu olmadığından, başvuru yolu ve talepler olayın özelliklerine göre ayrıca ele alınmalıdır.
Bu sayfada yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Boşanma ve aile hukukuna ilişkin her işlem ve uyuşmazlık; tarafların durumu, çocukların menfaati, malvarlığı ilişkileri, deliller ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Antalya Barosu (Sicil No: 6281) üyesi Avukat Enes Nergiz kuruculuğundaki Av. Enes Nergiz Hukuk ve Danışmanlık Bürosu; Alanya, Antalya, Manavgat, Kemer, Gazipaşa ve Türkiye genelinde Aile ve Boşanma Hukuku kapsamındaki dava, icra, tahkim ve danışmanlık süreçlerini 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK m. 118–494) ve 5718 Sayılı MÖHUK ile güncel Yargıtay, Danıştay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları ışığında yürütmektedir.
Görevli ve Yetkili Merciler: Aile Mahkemesi (Bulunmayan yerlerde Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi).
| Dava / Hukuki İşlem Türü | Yasal Dayanak | Görevli Mahkeme / Kurum | Kritik Süre ve Usul Kuralı |
|---|---|---|---|
| Anlaşmalı Boşanma Davası ve Protokolü | 4721 s. TMK m. 166/3 | Aile Mahkemesi | Evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması ve tarafların bizzat duruşmada beyanı şarttır |
| Çekişmeli Boşanma (Özel ve Genel Sebepler) | 4721 s. TMK m. 161 – 166/1 | Aile Mahkemesi | Zina ve hayata kast sebeplerinde öğrenmeden itibaren 6 ay, her halde 5 yıl hak düşürücü süre |
| Maddi/Manevi Tazminat ve Nafaka (Tedbir, İştirak, Yoksulluk) | 4721 s. TMK m. 169, 174, 175, 182 | Aile Mahkemesi | Boşanma davası içinde veya boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde |
| Mal Rejiminin Tasfiyesi (Katılma Alacağı) | 4721 s. TMK m. 202 – 241 | Aile Mahkemesi | Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi |
| Yabancı Mahkeme Boşanma Kararlarının Tanıma ve Tenfizi | 5718 s. MÖHUK m. 50 – 59 | Aile Mahkemesi / Nüfus Müdürlüğü | Apostilli kesinleşmiş ilam ve resmi Türkçe tercüme ile dava veya idari tescil |
TMK m. 166/3 uyarınca evlilik en az 1 yıl sürmüşse; velayet, iştirak/yoksulluk nafakası, maddi-manevi tazminat ve mal paylaşımı hususlarını eksiksiz düzenleyen bir anlaşmalı boşanma protokolü ile başvurulduğunda tek celsede sonuçlanmaktadır.
TMK m. 166 ve m. 174 uyarınca tazminat ve boşanma kararı için kusur belirlemesinde; tanık beyanları, resmi kayıtlar, kolluk tutanakları, hastane/darp raporları, otel/seyahat kayıtları ve hukuka uygun elde edilmiş mesaj/iletişim kayıtları delil olarak sunulur.
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi (katılma alacağı ve değer artış payı) davası boşanma davasından ayrı bir dava olup, boşanma hükmünün kesinleşmesi bekletici mesele yapılır. Ancak mal kaçırma riskine karşı dava başında taşınmaz ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilmelidir.
Yabancı ülke mahkemelerince verilen boşanma kararlarının Türkiye’de hüküm doğurabilmesi için 5718 sayılı MÖHUK uyarınca Aile Mahkemesinde Tanıma ve Tenfiz davası açılması (veya şartları varsa Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A kapsamında idari tescil) gereklidir.
Evet. Velayet kamu düzenine ve çocuğun üstün yararına tabidir; koşulların esaslı biçimde değişmesi (velayet hakkının kötüye kullanılması, kişisel ilişkinin engellenmesi vb.) halinde TMK m. 183 uyarınca velayetin değiştirilmesi davası açılabilir.

