Anasayfa / Çalışma Alanları / Gayrimenkul Hukuku
Gayrimenkul hukuku, taşınmazlara ilişkin mülkiyet, zilyetlik, ayni haklar, şahsi haklar, tapu işlemleri, kira ilişkileri, taşınmaz satışları ve bu alanlardan doğan uyuşmazlıkları konu alan hukuk alanıdır. Taşınmazların alım ve satımı, devri, kullanımı, ortaklığa konu olması ve tapu kayıtlarına ilişkin ihtilaflar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Alanya’daki ofisimizde, gayrimenkul hukukuna ilişkin konularda hukuki danışmanlık ve avukatlık faaliyeti yürütülmektedir. Bu alandaki işlemler ve uyuşmazlıklar; taşınmazın hukuki durumu, tapu kayıtları, sözleşme ilişkisi ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenir.
Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, ileride taşınmazın devrinin yapılmasına yönelik olarak düzenlenen sözleşmelerdir. Arsa, konut, işyeri ve diğer taşınmazlar bakımından bu tür sözleşmeler gündeme gelebilir.
Bu sözleşmelerde tarafların hak ve yükümlülükleri, devrin şartları, ödeme düzeni ve ifa zamanı önem taşır. Sözleşmenin ihlali halinde, olayın niteliğine göre tescil talebi, sözleşmeden doğan alacak talepleri veya diğer hukuki başvuru yolları gündeme gelebilir. Noterlik işlemleri ve sözleşme metni, uyuşmazlık halinde delil niteliği taşıyabilir.
Tapu iptali ve tescil davaları, tapu kaydının hukuka aykırı olduğu iddiasına dayanan uyuşmazlıklarda gündeme gelir. Bu tür davalarda taşınmazın bulunduğu yer, tapu kaydı, işlem tarihi, tarafların hukuki sıfatı ve dayanak belgeler önem taşır.
Tapu iptali ve tescil davaları farklı sebeplere dayanabilir. Bunlara örnek olarak şunlar gösterilebilir:
Bu tür davalarda her somut olay, kendi delil yapısı ve hukuki sebebi çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Gayrimenkul hukukuyla bağlantılı olarak inşaat sözleşmeleri de uygulamada önem taşır. Özellikle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, kat karşılığı inşaat ilişkileri, proje geliştirme süreci, yüklenici ve arsa sahibi arasındaki hak ve yükümlülükler bu kapsamda incelenebilir.
Bu alanda ortaya çıkabilecek başlıca uyuşmazlıklar şunlardır:
Taşınmaz devrine ilişkin işlemlerde, işlemi yapan kişinin hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığı da uyuşmazlık konusu olabilir. Özellikle işlem tarihinde ayırt etme gücünün bulunmadığı iddiası, bazı tapu iptali ve tescil davalarının dayanağını oluşturabilir.
Bu tür durumlarda kişinin işlem tarihindeki hukuki ve fiili durumu, sağlık kayıtları, resmi belgeler, tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte değerlendirilir. Değerlendirme, yalnızca genel bir sağlık durumuna değil, özellikle işlem anındaki ehliyet durumuna göre yapılır.
Gayrimenkul hukukuna ilişkin süreçlerde farklı başlıklar da gündeme gelebilir. Bunlara örnek olarak şunlar gösterilebilir:
Bu sayfada yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Gayrimenkul hukukuna ilişkin her işlem ve uyuşmazlık; taşınmazın hukuki niteliği, tapu kayıtları, sözleşme hükümleri, tarafların durumu ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

