Anasayfa / Çalışma Alanları / Rekabet Hukuku
Rekabet hukuku, piyasadaki rekabetin korunmasına ve ekonomik düzenin sağlıklı şekilde işlemesine ilişkin kuralları konu alan hukuk alanıdır. Bu alan; teşebbüsler arasındaki rekabetin korunması, piyasa dengesinin bozulmaması ve ekonomik faaliyetin hukuka uygun çerçevede sürdürülmesi bakımından önem taşır.
Rekabet ortamı, ekonomik hayatın canlılığı açısından önemli olduğu kadar, bu ortamın hukuka uygun sınırlar içinde korunması da önemlidir. Rekabet hukukuna ilişkin kurallar, piyasada faaliyet gösteren işletmeler arasında adil ve hukuka uygun bir düzenin korunmasını amaçlar.
Rekabet hukuku; piyasadaki rekabeti sınırlayan, bozan veya engelleyen uygulamaların değerlendirilmesini konu alır. Bu kapsamda, teşebbüslerin piyasa davranışları, anlaşmaları, uygulamaları ve hâkim durumlarını kullanma biçimleri hukuki incelemeye tabi olabilir.
Bu alan yalnızca büyük işletmeleri değil, küçük ve orta ölçekli işletmeleri, tüketicileri ve piyasa düzenini de ilgilendirir. Rekabetin korunması, ekonomik hayatın dengeli işlemesi bakımından önem taşır.
Rekabet hukuku, piyasadaki serbest ve adil rekabet ortamını korumaya yöneliktir. Amaç; işletmelerin ekonomik faaliyetlerini hukuka uygun şekilde sürdürebilmesini sağlamak, rekabeti bozucu müdahaleleri önlemek ve piyasa yapısının korunmasına katkı sunmaktır.
Bu çerçevede hukuki değerlendirme yapılırken; piyasa yapısı, teşebbüslerin davranışları, ekonomik etkiler, sözleşme ilişkileri ve ilgili mevzuat birlikte incelenir.
Rekabet hukuku kapsamında özellikle şu hususlar gündeme gelebilir:
Rekabet ihlali iddiaları farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Pazarın paylaşılması, müşteri çevresinin bölüşülmesi, ihalelere yönelik koordineli hareket edilmesi, dışlayıcı uygulamalar veya bazı teşebbüslerin ekonomik güçlerini kötüye kullanmaları rekabet hukuku bakımından inceleme konusu olabilir.
Ancak her olay, kendi şartları içinde değerlendirilmelidir. Bir uygulamanın rekabet ihlali oluşturup oluşturmadığı; olayın ekonomik ve hukuki boyutu, piyasa koşulları, delil durumu ve ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenir.
Rekabet hukukuna ilişkin süreçlerde delillerin toplanması ve değerlendirilmesi önem taşır. Ancak bu süreçte kullanılacak bilgi ve belgelerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi gerekir. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen verilerin değerlendirilmesi, somut olayın niteliğine göre farklı sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle rekabet hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda, yalnızca iddianın içeriği değil, delil yapısı ve başvuru usulü de önem taşır.
Rekabet hukukuna ilişkin incelemelerde; sözleşmeler, ticari yazışmalar, piyasa davranışları, ekonomik veriler, ihale süreçleri ve taraflar arasındaki ticari ilişki birlikte ele alınabilir. Uyuşmazlığın niteliğine göre idari başvuru yolları, yargısal süreçler ve diğer hukuki imkanlar ayrıca değerlendirilir.
Alanya’daki ofisimizde, rekabet hukukuna ilişkin konularda hukuki danışmanlık ve avukatlık faaliyeti yürütülmektedir. Bu kapsamda, somut olayın özelliklerine göre hukuki durum değerlendirmesi yapılmaktadır.
Bu sayfada yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Rekabet hukukuna ilişkin her işlem ve uyuşmazlık; piyasa yapısı, tarafların konumu, sözleşme ilişkileri, delil durumu ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Antalya Barosu (Sicil No: 6281) üyesi Avukat Enes Nergiz kuruculuğundaki Av. Enes Nergiz Hukuk ve Danışmanlık Bürosu; Alanya, Antalya, Manavgat, Kemer, Gazipaşa ve Türkiye genelinde Rekabet Hukuku kapsamındaki dava, icra, tahkim ve danışmanlık süreçlerini 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 6102 s. TTK (m. 54–63 Haksız Rekabet) ile güncel Yargıtay, Danıştay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları ışığında yürütmektedir.
Görevli ve Yetkili Merciler: Rekabet Kurulu, İdare Mahkemeleri / Danıştay ve Asliye Ticaret Mahkemeleri.
| Dava / Hukuki İşlem Türü | Yasal Dayanak | Görevli Mahkeme / Kurum | Kritik Süre ve Usul Kuralı |
|---|---|---|---|
| Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşmalar, Uyumlu Eylemler ve Hakim Durumun Kötüye Kullanılması | 4054 s. Kanun m. 4, m. 6 | Rekabet Kurulu / Ankara İdare Mahkemeleri | Soruşturma savunmaları, taahhüt ve uzlaşma mekanizmaları (m. 43) |
| Dikey Anlaşmalar, Bayilik, Franchise ve Tek Elden Dağıtım Sözleşmeleri | 4054 s. Kanun m. 5 & Grup Muafiyeti Tebliğleri | Rekabet Kurulu / Asliye Ticaret Mahkemesi | Yeniden satış fiyatı tespiti (RPM) ve rekabet etmeme yükümlülüğü denetimi |
| Ticari Sırların İfşası, Müşteri Çalma ve İltibas (Haksız Rekabet Davaları) | 6102 s. TTK m. 54 – 63 | Asliye Ticaret Mahkemesi | Öğrenmeden itibaren 1 yıl ve her halde 3 yıl içinde tespit, men ve tazminat davası |
| İş ve Şirket Sözleşmelerinde Rekabet Yasağı Kayıtları | 6098 s. TBK m. 444 – 447 & TTK m. 123 | İş Mahkemesi / Asliye Ticaret Mahkemesi | Yer, zaman (en fazla 2 yıl) ve işin türü bakımından sınırlandırma zorunluluğu |
6102 sayılı TTK m. 56 uyarınca haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı veya ticari çıkarları zarar gören kişi; fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini (önlenmesini), yanlış veya yanıltıcı durumun ortadan kaldırılmasını, kusur varsa maddi ve manevi tazminatı talep edebilir.
TBK m. 444-447 kapsamında yazılı rekabet yasağı sözleşmesi ile TTK m. 55/1-b ve d (üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı ifşa etme) hükümlerine dayanılarak ihtiyati tedbir, cezai şart ve tazminat davası açılabilir; ayrıca TCK m. 239 kapsamında ticari sırların açıklanması suçundan şikayet yapılabilir.
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği uyarınca alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi kural olarak 5 yılı aşamaz; süresiz veya zımnen yenilenebilen rekabet yasakları muafiyet kapsamı dışında kalır.
4054 sayılı Kanun m. 57 ve m. 58 uyarınca rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması kasıt veya ağır ihmalden doğmuşsa, zarar görenlerin talebi üzerine hakim, uğranılan maddi zararın üç katı oranında tazminata hükmedebilir.

