Anasayfa / Çalışma Alanları / İhtiyati Haciz
İhtiyati haciz, para alacağının zamanında tahsilini güvence altına almak amacıyla, mahkeme kararıyla borçlunun malvarlığı üzerinde geçici nitelikte haciz uygulanmasıdır. Bu yol, özellikle alacağın ileride tahsil edilememesi riskinin bulunduğu durumlarda önem taşır.
Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağında, alacaklı borçlunun elinde veya üçüncü kişiler nezdinde bulunan taşınır, taşınmaz, alacak ve diğer hakları üzerinde ihtiyati haciz talep edebilir.
Vadesi henüz gelmemiş borçlarda ise kural olarak yalnız belirli şartların varlığı halinde ihtiyati haciz istenebilir. Bunlara örnek olarak şunlar gösterilebilir:
İhtiyati haciz talebi, yetkili mahkeme tarafından değerlendirilir. Talepte bulunan tarafın, alacağını ve gerekiyorsa haciz sebebini, mahkemeyi kanaate ulaştıracak delillerle ortaya koyması gerekir. Mahkeme, dosya üzerinden veya tarafları dinleyerek karar verebilir.
İhtiyati haciz talep eden taraf, talebinde haksız çıkması halinde borçlunun veya üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlar bakımından kural olarak teminat göstermekle yükümlüdür.
İhtiyati haciz kararında genel olarak şu hususlar yer alır:
İhtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde ilgili icra dairesinden infaz talep edilmezse karar kendiliğinden hükümsüz hale gelir.
Kararın uygulanması, hacze ilişkin usul kuralları çerçevesinde icra dairesi tarafından yapılır. Uygulama sırasında düzenlenen haciz tutanağı, hazır bulunmayan taraflara ve gerekiyorsa üçüncü kişilere tebliğ edilir.
Borçlu, para, banka teminatı, rehin veya mahkemece kabul edilecek başka bir güvence göstererek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep edebilir. Takip başladıktan sonra bu talep, ilgili merci önünde değerlendirilir.
Borçlu, kendisi dinlenmeden verilmiş ihtiyati haciz kararına;
yönlerinden itiraz edebilir. İtiraz süresi, kural olarak haczin uygulanması veya haciz tutanağının tebliği ile başlar.
İlamsız icra, mahkeme ilamı olmaksızın başlatılabilen takip yoludur. Para alacakları bakımından en sık başvurulan yollar arasında yer alır.
Genel haciz yolu, esas olarak para alacakları için kullanılır. Alacak bir kambiyo senedine dayanmıyorsa ve özel bir takip yoluna tabi değilse, çoğu durumda bu yol gündeme gelir.
Alacak rehinle temin edilmişse, kural olarak önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurulması gerekir.
Alacak çek, bono veya poliçeye dayanıyorsa, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu gündeme gelebilir. Bu yol, genel haciz yolundan farklı bazı usul kurallarına tabidir.
Kira bedelinin ödenmemesi veya kira süresinin sona ermesi gibi bazı hallerde, kiralanan taşınmazın ilamsız icra yoluyla tahliyesi mümkün olabilir. Bu süreçte süreler ve takip usulü ayrıca önem taşır.
İcra takibi, yetkili icra dairesine yapılacak takip talebi ile başlar. Takip talebinde genel olarak şu bilgiler yer alır:
Alacak bir belgeye dayanıyorsa, bu belgenin örneğinin de dosyaya sunulması gerekebilir.
Borçlu, ödeme emrine karşı süresi içinde itiraz edebilir. İtiraz;
gibi sebeplere dayanabilir.
Borçlu ödeme emrine itiraz ettiğinde takip durur. Bu durumda alacaklı, şartları varsa itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir; aksi halde genel mahkemede itirazın iptali davası açılması gündeme gelebilir.
İtirazın iptali davasında mahkeme, takip konusu alacağın varlığını değerlendirir. Davanın kabulü halinde, itirazın iptaline karar verilerek takibin devamı mümkün hale gelir.
Bu sayfada yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her uyuşmazlık; belge, sözleşme, takip türü, süre ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

