Anasayfa / Makalelerimiz / Çekişmeli Boşanma Davası Hakkında Bilgilendirme

Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanmanın kendisi veya boşanmanın sonuçları konusunda anlaşamamaları halinde gündeme gelen dava türüdür. Bu kapsamda velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal rejimi ve kusur durumu gibi hususlar aile mahkemesi tarafından değerlendirilir.
Boşanma davaları, Türk Medeni Kanunu’nda genel boşanma sebepleri ve özel boşanma sebepleri çerçevesinde ele alınır. Her somut olay; taraf beyanları, deliller, yasal süreler ve olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
Türk Medeni Kanunu’nda özel boşanma sebepleri sınırlı sayıda düzenlenmiştir. Bunlar genel olarak şunlardır:
Özel boşanma sebeplerinde, ilgili maddede öngörülen şartların somut olayda mevcut olup olmadığı ayrıca incelenir.
Genel boşanma sebebi, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Bu kapsamda eşler arasındaki ortak hayatın sürdürülmesinin beklenemeyecek hale gelip gelmediği değerlendirilir. Şiddet, hakaret, sürekli geçimsizlik, güven sarsıcı davranışlar ve benzeri birçok olgu somut olayın koşullarına göre bu kapsamda ileri sürülebilir.
Genel boşanma sebebinde, olayların niteliği, kusur durumu ve tarafların birlikte yaşamalarının beklenip beklenemeyeceği mahkeme tarafından değerlendirilir.
Zina, Türk Medeni Kanunu’nda özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Bu sebebe dayanan davalarda, olayın zina niteliğinde olup olmadığı somut deliller çerçevesinde değerlendirilir. Zina ile sadakat yükümlülüğüne aykırı diğer davranışların hukuki niteliği her zaman aynı olmayabilir; bazı durumlar zina değil, evlilik birliğini sarsan davranış olarak genel boşanma sebebi kapsamında değerlendirilebilir.
Zina nedeniyle boşanma davası açma hakkı, öğrenmeden itibaren altı ay ve her halde fiilin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden eşin bu sebebe dayanarak dava açma hakkı bulunmaz.
Zina iddiasına dayanan uyuşmazlıklarda delillerin niteliği önem taşır. Mesaj içerikleri, birlikte konaklama, tanık anlatımları, görüntüler ve diğer olgular dosya kapsamına göre değerlendirilebilir. Ancak her olayın delil yapısı ayrıca incelenir.
Zina sebebine dayanılan davalarda, şartların bulunması halinde manevi tazminat ve mal rejimine ilişkin bazı hukuki sonuçlar da ayrıca gündeme gelebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde üç ayrı durum özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir:
Hayata kast, eşin diğer eşin yaşamına yönelen kastî davranışlarını ifade eder. Pek kötü davranış, eşe yönelik ağır fiziksel veya ruhsal kötü muameleyi kapsayabilir. Ağır derecede onur kırıcı davranış ise, olayın niteliğine göre eşin kişilik değerlerine ciddi biçimde saldırı oluşturan davranışlar bakımından gündeme gelir.
Bu sebebe dayalı dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her halde olayın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden eşin dava hakkı yoktur. Affın açık veya örtülü olup olmadığı da somut olay çerçevesinde değerlendirilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesine göre, eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi ve bu nedenle onunla birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi halinde boşanma davası açılabilir.
Burada yalnızca suç işlenmiş olması veya bazı davranışların varlığı tek başına yeterli değildir. Aynı zamanda bu durumun, diğer eş bakımından ortak yaşamı çekilmez hale getirmesi gerekir.
Haysiyetsiz hayat sürme bakımından, toplumun değer yargılarıyla bağdaşmayan ve süreklilik gösteren bir yaşam biçiminin bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Tek seferlik davranış ile süreklilik taşıyan hayat tarzı aynı şekilde değerlendirilmez.
Bu sebepte hak düşürücü süre açıkça düzenlenmemiştir. Ancak her olayın kendi şartları içinde incelenmesi gerekir.
Terk nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesinde düzenlenmiştir. Bu sebebe dayanılabilmesi için belirli şekli ve maddi şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Genel olarak şu unsurlar aranır:
Ayrıca diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı neden olmaksızın dönüşünü engelleyen eş de terk etmiş sayılabilir.
Terk sebebine dayalı boşanma davasında ihtarın usulüne uygun yapılması önem taşır. İhtar süreci ve süreler kanunda özel olarak düzenlenmiştir. Bu boşanma sebebinde genel anlamda ayrıca kusur tartışması değil, terk şartlarının oluşup oluşmadığı ön plandadır.
Akıl hastalığı, Türk Medeni Kanunu’nun 165. maddesinde özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Bu sebebe dayanılabilmesi için:
gerekir.
Her sağlık sorunu bu kapsamda değerlendirilmez. Kanunda aranan şartlar gerçekleşmeden yalnızca hastalığın varlığı boşanma için yeterli sayılmaz.
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davalarında kusur unsuru esas alınmaz. Bu nedenle genel boşanma sebebi ile özel boşanma sebebi arasındaki ayrım somut olayda ayrıca önem taşır.
Çekişmeli boşanma davalarında deliller büyük önem taşır. Tanık anlatımları, mesaj kayıtları, resmi belgeler, sağlık raporları, ihtarnameler, sosyal medya içerikleri ve diğer belgeler olayın niteliğine göre dosyada değerlendirilebilir.
Ancak her delilin hukuka uygun elde edilmesi ve usule uygun şekilde dosyaya sunulması gerekir. Hangi delilin hangi iddiayı ispatlamaya elverişli olduğu, somut olayın özelliklerine göre değişir.
Çekişmeli boşanma davasında sadece boşanma kararı değil, şu hususlar da ayrıca değerlendirilir:
Bu taleplerin her biri, olayın özelliklerine ve tarafların durumuna göre ayrıca incelenir.
Bu sayfada yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Çekişmeli boşanma davalarına ilişkin her uyuşmazlık; dayanılan boşanma sebebi, deliller, süreler, tarafların kusur durumu ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
| Uyuşmazlık / Dava Konusu | Temel Kanuni Dayanak | Görevli Mahkeme / Kurum | Kritik Süre ve Usul Kuralı |
|---|---|---|---|
| Tapu İptal-Tescil, Muris Muvazaası ve Miras | 4721 s. TMK m. 560–706 & TBK m. 19 | Asliye Hukuk / Sulh Hukuk Mahkemesi | Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12); ihtiyati tedbir kritiktir |
| Kısa Dönem Kiralama (Airbnb) İzin & Ceza İptali | 7464 Sayılı Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Kanunu | İdare Mahkemesi / Kültür ve Turizm Bakanlığı | 100 gün altı kiralamalarda kat malikleri oybirliği ve izin belgesi şarttır; idari cezalara 60 gün içinde dava |
| Boşanma, Velayet, Mal Paylaşımı ve Tanıma-Tenfiz | 4721 s. TMK m. 161–241 & 5718 s. MÖHUK m. 50–59 | Aile Mahkemesi | Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de icrası için Apostilli ilam ile Tanıma-Tenfiz davası |
| İkamet İzni, Vatandaşlık ve Sınır Dışı (Deport) | 6458 s. YUKK & 5901 s. Türk Vatandaşlığı Kanunu | İdare Mahkemesi / Göç İdaresi | Sınır dışı kararına karşı 7 gün (otomatik durdurma); ikamet/vatandaşlık reddine karşı 60 gün |
Evet. Türk Konsolosluklarında veya yabancı ülke noterliklerinde 1961 Lahey Sözleşmesi kapsamında Apostil şerhli olarak düzenlenen vekaletname ile Türkiye’ye seyahat etmeye gerek kalmaksızın Av. Enes Nergiz (Antalya Barosu Sicil No: 6281) aracılığıyla tüm dava, icra ve tapu işlemleri yürütülebilmektedir.
Kira tespit ve tahliye uyuşmazlıkları, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu), kat mülkiyeti uyuşmazlıkları, tüketici davaları, işçi-işveren alacakları ve ticari alacak/tazminat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
2577 sayılı İYUK m. 27 uyarınca idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğacak olması şartlarının somut delillerle ortaya konulması halinde İdare Mahkemesinden yürütmenin durdurulması kararı alınabilmektedir.
İlgili Hukuki Rehberlerimiz:

